Doğa harikası mekanlardan bahsediyorum hep, biraz da yeme içme durumlarına ağırlık vermek gerektiğini düşündüm.
Geçtiğimiz günlerde Viaport‘ta başgösteren açlık durumumuzu gidermek adına food court’ta yaptığımız göz gezdirmeler neticesinde, Papa Jonh’s pizzalarını denemeye karar verdik.
Açıkçası ismini daha önce duymadığım için tereddut etmiş olsam da içimdeki “Ya çok güzel pizza yapıyorlarsa?” şüphesini gidermeyi tercih ettim
Üstelik Viaport’un food court’unda içerisi en tenha restoran Papa John’stu.
Tercih edilmeme nedenini menüdeki fiyatları görünce anlamış olmakla birlikte; tahmin edeceğiniz üzre pişmanlık için biraz geçti..
Güzel ve özel bir yemek için yüksek fiyatı yadırgamadan göze alabilirim ama Papa John’s bana hesaptaki bu total rakamı hakedecek müstesna bir lezzet sundu dersem yalan olur
İtalyan pizzaları gibi ince hamurlu değil, Amerikan tarzı pizza yapıyorlar.
Menüsü yeterince geniş, üstelik kendi pizzanı yarat seçeneği de mevcut. -ki artık hemen hemen tüm pizza restoranlarında var-
“Better Ingredients Better Pizza - Daha İyi Malzeme Daha İyi Pizza” sloganıyla hareket eden Papa John’s un bir de pizzaların yanında sunduğu meşhur bir sarmısaklı yağlı sosu var.. Biraz yağlı olmakla birlikte tadı hoş..
Pizzaların tadına gelince, yalnızca iki çeşit pizza denemiş olmamıza rağmen; böylesi yüksek fiyata değecek farkı hissedemediğimi özellikle belirtebilirim. Pizzada kriter olarak gösterilebilen yegane zincir: Dominos‘tan hallice diyebilirim..
Bunun dışında servis elemanları ve hijyen konusunda herhangi bir sorun yaşamadık..
İnce hamurlu pizzalardan sıkıldıysanız ve denemeden geçmeyeyim diyorsanız şu anda sadece İstanbul’da 4 şubesi var..
















































